Etiket ‘Din’

Küçük Bir Çamur Denizi Bulandırmaz Din Büyüklerinden Hikaye oku. En güzel hikayeler, ibretlik hikayeler, aşk hikayeleri, hikaye oku.

Sultan Ahmed’le Aziz Mahmud Hüdayi birbirlerini o kadar sever sayarlar, birbirlerine o kadar bağlıdırlar ki, bu sevgi saygı ve bağlılıktan kaynaklanan bir çok olay ilgili kitaplarda yer almıştır.

Sultan Ahmed, Şeyhi Aziz Mahmud’a bir hediye sunmak istiyordu. Mürşidinin kendisinden bu hediyeyi kabul etmesi onu çok mutlu edecekti. Sultan Ahmed bir gün kendine uygun gördüğü bir hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine gönderdi. Ama Şeyh Hazretleri kabul etmedi. Şüphesiz bu kabul etmeyiş, sultana karşı bir tavır anlamına gelmiyordu. Gerçek din büyüklerinden çoğu prensip olarak hediye kabul etmezdi. Bu, büyük insanların dünya malına hangi gözle baktıklarını, başkaları için ulaşılmaz sayılan şeylerin nazarlarında hiçbir değer taşımadığını ifade etmenin bir yoluydu.

Sultan Ahmed şeyhi Hüdayi’nin kabul etmediği hediyeyi yine bu devrin maneviyat ulularından Abdülmecit Sivasi’ye gönderdi .Sivasi kabul etti.

Kendisine, padişahın aynı hediyeyi Aziz Mahmud Hüdayi’e sunduğu ama kabul etmediği de hatırlatıldı. Sivasi Hazretleri gerçek büyüklere yakışır bir tutum ortaya koydu :

– “Hüdayi Hazretleri bir karga değildir ki leşi kabul etsin” dedi.

Aziz Mahmud Hüdayi’ye de :

– “Sizin kabul etmediğiniz hediyeyi Şeyh Sivasi kabul etti” dediler.

Onun tepkisi de şöyle oldu :

– “Onun için hiç bir sakıncası yoktur. Çünkü o öyle büyük bir umman (okyanus) dur ki bir parçacık çamurun kendini bulandırmayacağını bilir.”

yesilcimen.com Hikayeler.

Tevekkül Böyle Mi Olur? Din Büyüklerinden Hikaye oku. En güzel hikayeler, ibretlik hikayeler, aşk hikayeleri, hikaye oku.

Büyük velilerden Şakik Belhi (VIII. yyıl) bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin şakır şakır oynadığına şahit oldu. Yanına yaklaştı ve sordu:

– Herkes kıtlıkla, açlıkla karşı karşıya olmaktan inler dururken sen neye güvenerek böyle oynayabiliyorsun? Köle cevap verdi:

– Herkesten bana ne? Benim için bir tehlike söz konusu değil. Benim efendimin 7-8 tane köyü var, her ihtiyacımız o köylerden sağlanıyor.

Bu açıklama Şakik’i adeta bir şamar gibi sarstı. Çünkü kendisi de kıtlıktan dolayı endişe içindeydi. Ama köle onu uyandırdı ve kendi kendine şöyle dedi:

– Hey Şakik kendine gel! Şu köle nihayet bir insan olan efendisine bunca güveniyor, kendini emniyet içinde hissediyor. Sen ki bütün canlıların rızkını garanti eden Allah’a inanıyor, tevekkül ediyorsun, Bu nice tevekküldür ki rızık endişesi içindesin?

yesilcimen.com Hikayeler.

Tekkeye Gelen Kadı Din Büyüklerinden Hikaye oku. En güzel hikayeler, ibretlik hikayeler, aşk hikayeleri, hikaye oku.

Kadı Mahmud dervişliğe niyetlenir. Önce Eskici Mehmed Dede’nin kapısını çalar. Ama mübarek:

– Senin nasibin bizden değil! der,

– Üftade hazretlerine gitsen gerek!

Kadı Mahmud adamlarına:

– Tiz atım hazırlansın! der, kurulur eyere.

Üftade Hazretleri’nin dergahına yaklaştığı sırada atının ayakları kayalara saplanır. Gelgelelim, henüz yaşadıklarını muhakeme edecek halde değildir. Atı bırakır, yürür kapıya. Karşısına ilk çıkana:

– Ben! der,

– Bursa kadısıyım. Geldiğimi söyleyin, Şeyh Üftade’yi göreceğim!

Kapıdaki yaşlı derviş önce acı acı güler, sonra:

– Üftade benim evladım! der,

– Ama bu kapı yokluk kapısıdır, eğer malını, mülkünü, itibarını, rütbeni silemeyeceksen var git işine.

Kadı Mahmut mahçup ve pişmandır.

Üftade Hazretleri kadife gibi yumuşak bir sesle devam eder:

– Bak yavrum bu yol çilelidir, görmüyor musun atın bile döndü geriye!

Bunlar ne manalı sözler, bu ne içe işleyici sestir. İşte o an tevhid denizine yelken açar, sıyrılır yalan dünyanın girdaplarından. “Bu huzur hiç bitmese” der. Ama şimdi çetin imtihanlar bekler onu.

Koca Kadı, denilen her şeyi yapar, mesela sırmalı kaftanıyla mahalle mahalle dolaşır ciğer satar. Peşinde yalınayak veledler, arsız kediler.

Alay edenler, fıkır fıkır gülenler. Eski memurları “deli mi ne?” derler. Ama o direndikçe üstüne yürür, nefsinin burnunu sürter yerlere.

İşte helaları temizlediği günlerden birinde avluyu bir davul sesi doldurur, sonra tellalın gür sesi duyulur. Bursa’ya atanan yeni kadıyı ilan ederler. Bir şaşaa, bir depdebe, bir gulgule…

Alçak nefis diklenmek ister. “Sen sürün bakalım” der, “Elin oğlu bıraktığın makama oturdu bile!” Ama o vesvelere güler geçer, “Boş versene!” der, “Sen buna layıksın. Hatta buna bile layık değilsin ama…”

İşte, tam o an ufuklar görünür, gökler duvak duvak açılır. Kalbine anlatılmaz bir huzur ve sürur dolar. Üftade Hazretleri develer yükü kitabın veremeyeceğini bir bakışıyla talebesinin kalbine nakşeder. Artık bulutların üstünü, yerin altını görür, zikreden zerreleri işitir. İşte bu yüzden çimlere basamaz, çiçekleri koparamaz.

Ve Sivrihisarlı Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdayi olur. Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri, hocasına çok hizmet eder, ömrünün son demlerinde yanında olur, duasını alır. Üftade Hazretleri öylesine hoşnut olurlar ki anlatılamaz. Hatta açar ellerini:

– Allah ne muradın varsa versin, der,

– Padişahlar ardınca yürüsün e mi?

Bir gün Sultan Ahmed Han yolda Hüdayi Hazretleri’ne rastlar, derhal atından inip eyeri gösterir:

- Efendim buyurmaz mısınız?

Talebeleri Hüdayi Hazretleri gibi mütevazı bir velinin bu teklifi reddedeceğini sanır. Ancak Hüdayi Hazretleri hayvana biner, Koca padişahı ardından yürütür. Ama birkaç adım ya gider, ya gitmez iner:

– Bunu sırf hocamın duası yerine gelsin diye yaptım, der,

– Yoksa padişahımın atına binmek ne haddime!

yesilcimen.com Hikayeler.

İnsan Ve ALLAH Din Büyüklerinden Hikaye oku. En güzel hikayeler, ibretlik hikayeler, aşk hikayeleri, hikaye oku.

Hasan-ı Basri Hazretlerine:

— Bütün müslümanlar senden ilmi meseleler sorup öğrendikleri halde, huzurundan çıktıktan sonra yine de itiraz eden, aleyhinde konuşan oluyor, bu nedendir? Dediler. O:

— Allah Teala o azemetiyle halkın dilinden ve itirazından uzak değil, ben ise; zerrelerden bir zerreyim, buyurdu.

yesilcimen.com Hikayeler.

Adamın Önemi Din Büyüklerinden Hikaye oku. En güzel hikayeler, ibretlik hikayeler, aşk hikayeleri, hikaye oku.

Halife Hz. Ömer bir mecliste hazır bulunanlara sordu:

– Eğer dileğiniz hemen kabul ediliverecek olsa ne dilerdiniz?

Birisi, “Benim falan vadi dolusu altınım olsun isterim. Onu harcayarak İslam’a daha çok hizmet edeyim diye” dedi.

Bir başkası, “Şu kadar sürüm (davar, koyun, keçi), mal ve mülküm olsun isterdim. Gerektikçe onları sarfederek dine yararlı olayım diye” dedi.

Herkes buna benzer şeyler söyledi. Hz. Ömer hiçbirini beğenmedi. Bu defa meclistekiler, Hz. Ömer’e sordu: – Ya Ömer peki sen ne dilerdin? Cevap verdi:

– Ben de Muaz, Salim, Ebu Ubuyde gibi müslümanlar yetişsin isterdim. İslam’a onlar vasıtasıyla hizmet edeyim diye.

yesilcimen.com Hikayeler.

Ara
Son Yorumlar