Etiket ‘Günce’
Blog yazmak, kişisel site yapımı, bloglamak, iyi blog nasıl olmalı.
Eğer kişisel bir blog işine girmişsen karakterini değiştirmene gerek yok. Köylü müsün arkadaşım? İşçi misin? İlkokul mezunu musun? Öyle yaz. Sende olanı ver. Aksi durumda sen bir yalancısın ve gerçekten komik görünüyorsun. Bazı blogcular (günceciler) bu işi profesyonelce yapmaya başlamışlar. Başka bir ifadeyle converselerinin altından ninelerinin ördüğü yün patikler görünüyor. Ben yün patikleri değil; oldukları gibi yazmamalarını eleştiriyorum.
Yeterince İngilizce bilmeyen birinin felsefi İngilizce şeyler karalaması gerçekten komik oluyor. Popüler mi olacaksın? Bu halk kendinden olanı sever. Sitende yabancı -ve belki nefret ettiğin- şarkılar yayınlayacağına Kral Fm’i dinlet. Görünce şaşırdığın, belki de hiç yemediğin, siyah havyardan bahsetmek yerine, sarmısak kokan nefesinle, dün akşam yediğin mis gibi mantıdan bahset. Merak etme kimse seni kınamaz.
Ayın gümüş parıltılarından bahseden nice şair tanımışımdır ki ellerine verdiğim metalin gümüş olduğunu anlayamamışlardır.
İnsanlar senin hayatını didiklemek için kişisel güncene girerler. Onlara aynı kalıptan çıkmış, sana ait olmayan anarşist izdüşümleri ifşa etmekle yükümlü değilsin. Soğanı anlat yahu! Soğanın senin ruhuna akıttığı gözyaşlarını, akşam pişirdiğin yemeği anlat. Ha kendine güveniyor ve yeterince donanımlıysan anarşist yaz arkadaşım. Sosyalist yaz, faşist yaz, sürrealist yaz… Ama kalkıpta olmadığın, bilmediğin gibi yazma!
Efendim, bu durum aslında bizim kibrimizin, ukalalığımızın, farklı olma kaygımızın yansıması. Gerçek yaşamda da böyle şeylerle çokça karşılaşıyoruz. Gecekonduda yaşayan, asgari ücretle çalışan X kişisi bir maaşı değerindeki kot pantolonu, converseleri, jöleli saçları ile Taksim’de üst sınıf pozları kesebiliyor. Yahu kast sistemli Hindu devrinde yaşamıyoruz. Şalvar giyeni ayıplayan, sen bilmem ne marka kot giydin diye seni göğe mi çıkaracak? E çıkarsa ne olacak? – Bu tür davranışlara bağlı insanların yaşamda başarılı olamadıklarını; ellerindekini kolayca kaybettiklerini, sıkça hata yaptıklarını biliyoruz. -
Yazamıyorsun işte! Neden mutlaka manik depresif veya şizofren gibi yazmaya uğraşıyorsun ki? Moda mı bu? Kendini başka bir alanda geliştir onu yaz.
Hem sanal hem gerçek yaşamda böyle sahte ve gereksiz uğraşların peşinde ruhunuzu ve bedeninizi yoracağınıza; iki şey öğrenip onunla ilgili düşüncelerinizi, yorumlarınızı yazın.
Olmuyor böyle çocuklar. Komik duruma düşüyorsunuz. Sanal edebiyatın da suyunu çıkarmayın. Efendi olun. Gözlerinizden öperim.
Günce İthalat İhracat Dahili Tic. Ltd. Şti., Makina Sanayi, Ambalaj Makinaları. Günce İthalat İhracat Dahili Tic. Ltd. Şti. telefonu, adresi, müşteri yorumları ve ayrıntılı bilgiler.
Günce İthalat İhracat Dahili Tic. Ltd. Şti. Br Makina Sanayi Br Bulaşik Makinesi Java Sanal Makinesi Güzellik Makinesi Dikiş Makineleri Digital Fotoğraf Makineleri Gemi Makineleri Kurutma Makinesi
- Telefon: 0212 5119692
- Fax: -
- Adresi: İmç 2 Bl N 2231 İstanbul Unkapanı (İstanbul Firmasıdır.)
Günce İthalat İhracat Dahili Tic. Ltd. Şti. firması ile ilgili yorumları aşağıda görebilir veya firmanın ürün ve hizmetleriyle ilgili bir müşteri deneyimi yorumu yazabilirsiniz.
Günce Müşavirlik Ltd.şti. telefonu, adresi, yorumlar. günce,müşavirlik,ltdşti,firma,firma rehberi,firmalar,firma yorumları,sektörel. Günce Müşavirlik Ltd.şti. firması hakkında geniş bilgilendirme.
GÜNCE MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ.
GARANTİ BELGESİ , SATIŞ SONRASI HİZMETLERİ YETERLİLİK BELGESİ ,SAĞLIK BAKANLIĞI , MARKA , PATENT , TASARIM , TSE İŞLEMLERİ , TEŞVİK BELGELERİ , BARKOD
Adres: KARANFİL SOKAK NO:38/8 BAKANLIKLAR
ankara
Firma Yetkilisi: OSMAN İNCE
Telefon: 0.312.4258553
Fax: 0.312.4254518
Cep Telefonu (Gsm):
Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek,
Ağaç dik, on yıl sonrası ise tasarladığın,
Ama yüz yıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit.
Bir kez ürün verir ekersen tohum
Bir kez ağaç dikersen on kez ürün verir,
Yüz kez olur bu ürün eğitirsen halkı.
Balık verirsen bir kez doyurursun halkı,
Öğretirsen balık tutmasını hep doyar karnı.
Kuan-Tzu, Çin Ozanı, M.Ö 1000
Günceler (bloglar), kişisel yaşantıların ürünüdür elbette. Ancak kişisellik ölçütü nedir? “bugün erik yedim.”iniz, eriğe aşeren bir gebenin isteğini daha da artırmaktan öte midir? Tabi ki tüm Internet yazıları edebi kıvamda olmak zorunda değil. Ancak en azından kişisel çıktılarımızı dünyayla paylaşıyorsak toplumsal bir sorumluluğu taşımamız gerekir. Dün mağara duvarlarına çizilenler, kitaplara yazılanlar, bugün çevrimiçi (online) günceler… Bilgi, yaşantı paylaşımının adı ne olursa olsun, paylaştıklarınız, o girdinizde bir ışık görmeli.
Boğulduk
Magazin içerisinde boğulduk. Başkalarının yaşamlarını bilinçsizce didiklemeyi huy edindik. Bundan zevk alır olduk. Sosyal sorumluluğumuzu unuttuk. Oysa X şarkıcının etek boyundan, X futbolcunun transferde aldığı ücretten daha önemli değil midir sanat, edebiyat, bilim, tarih..?
Yazımın sonunda izleyeceğiniz videodaki korkunçluktan hepimiz sorumlu değil miyiz? Eminim tüm günce yazarlarının sanata, edebiyata, bilime, topluma, yaşama dair söyleyecekleri vardır. Bunların tümü insanlığımızın, sosyal varlığımızın özünden kaynaklanıyor. Hiç olmazsa bugün, saçınızı ne yana taradığınızı anlatmayı bir kenara bırakıp ruhunuzdaki ışıkla toplumun karanlığını aydınlatmaya yardımcı olacak bir yazı yazın.
Anladınız mı nedendir şimdi
Gelip giderken çaldığım
O şarkılar yol boyu?
Ceyhun Atuf Kansu, 1971
Alıntılarda lütfen Yesilcimen.com’u kaynak gösteriniz. Bu yazı editörce özgün olarak kaleme alındı.