Sosyal fobi, anti sosyallik veya Hikikomori hakkında ayrıntılı yazıdır. Nedenleri, örnekleri, bağlantıları içerir.

Bu üç kavram da, kişinin sosyal ilişkilerinin, bilinçli veya bilinçsiz olarak, kişi tarafından azaltılması, sorunlandırılması, sonlandırılması sonuçlarını doğuran süreçlerin genel adına verilen; özellikle gelişmiş veya gelişmekte olan birçok ülkede milyonlarca kişinin müzdarip olduğu sosyal bozuklukların adıdır.

Sosyal yaşamdan geri durma, inzivaya çekilme, sorunlardan, sorumluluklardan ve fırsatlardan kaçınma olarak ortaya çıkmakta veya sonuçlanmaktadır.

Sosyal Fobi

Bu sorunların cümlelik örneklemeleri şöyledir:

  • Çok zayıfım/şişmanım, insanların vücudumu hayretle incelemesi beni çok rahatsız ediyor.
  • Vücudumda biçim, işlev bozuklukları var. İnsanların bakışlarından rahatsız oluyorum.
  • Sosyal olarak bana ve/veya aileme uygun olmayan bir ilişki yaşadım.
  • İnsanlar içinde küçük duruma düşmekten korkuyorum.
  • Kalabalık yerlerde, bir partide, okulda, işte kendimi yalnız hissediyorum.
  • İnsanlarla anlaşamıyorum. Yeterince derin değiller.

Bu ve benzeri durumlarla karşılaşan, bu yargılara ulaşan bireyler kendilerini sosyal yaşamdan soyutlayabilir; iç dünyalarına çekilerek, kendilerini tv, bilgisayar, oyun, internet, kitap gibi bireysel, sanal sosyal aktivitelere adayabilirler.

Hikikomori Örneği ve Türkiye

New York Times’ta çıkan haber çok ilginç: Özellikle, son on yılda çok sayıda Japon genci odasına kapanmış durumda. Bazısı yıllarca orada yaşıyor. Kimi, sadece akşam yemeğini ailesiyle yiyor.Ayda bir CD almak için sokağa çıkanlar var.

Bütün günlerini odalarında geçiren… Müzik dinlemek, internette dolaşmak, uyumak dışında bir işle uğraşmayan bu gençlere ‘ hikikomori’ adı veriliyor.

Bu Japonca kelimenin ?geri çekilmek’, ‘elini ayağını çekmek’ gibi anlamları var.

Türkiye’de de son yıllarda sosyal bozuklukların tepkisel çıktısı olarak Hikikomori hızla yaygınlaşıyor. Knight Online, Msn, Facebook, Forum… bağımlısı, özellikle genç bireyler, sosyal yaşamdan hızla elini ayağını çekiyorlar. Bu aktiviteleri sevdiklerini söyleseler de gerçek neden sosyal başarısızlık, uyumsuzluk olarak karşımıza çıkıyor.

Hikikomori
Ebeveynler bu durumu genellikle, interneti kestirmek, sınırlandırmak, bilgisayarla geçirilen süreyi kısıtlamak gibi yollarla çözmeye çalışıyorlar. Ancak bu genç birey üzerinde çoğu zaman daha derin bir açlık duygusunu öne çıkarıyor.

Hikikomoriyi daha da derinleştiren bazı etmenler bulunuyor. Bunlar;

  • Pornografi bağımlılığı
  • Sevgi açlığı türevleri (bir nevi nevroz)
  • Sanal davranış ve hedefleri gerçekleştirerek sosyal yaşamda kazanılamayan başarıları dengeleme
  • Farklı görünme arayışıyla sosyal çevrenin çatışması sonucu, farkı sanal ortamda, başka bulunulan sosyal çevreden farklı bir çevrede yaratma çabası

Tüm bu sosyal bozukluklar sonucunda birey;

  • Kişisel bakımına (örn. Banyo) ve sağlığına yeterince özen göstermez.
  • Yaşam alanına yeterince özen göstermez.
  • Sosyal ilişkileri çok zayıflar. Aile üyeleriyle bile yeterince zaman geçirmez.
  • Uyuşturucu ve alkol yatkınlığı olabilir.
  • Kilo, uyku sorunları olabilir.
  • Daha ağır ruhsal sorun ve hastalıklara karşı dirençsizdir.
  • Sosyal, siyasal olaylara tepkisiz kalabilir. Ya da aksine bu olayları sanal şiddete dayandırabilir.
  • Şiddet eğilimleri baş gösterebilir.
  • Sese karşı tahammülsüzlük yaşayabilir.
  • Eklem, dolaşım ve sindirim sorunlarıyla karşılaşabilir.
  • Konsantrasyon ve hafıza bozuklukları yaşanabilir.

Belirtmeden geçmeyelim ki 1920′lerin “Kayıp Kuşak”ında Ernest Hemingway, Scott  Fitzgerald, Gertrude Stein gibi önemli yazarlar da bu sosyal uyumsuzlukla yaşıyorlardı.

Bireyin sosyal sorunlarının ve bu sorunlara karşı geri çekilmesinin kesin tedavisi mümkün değildir. Ancak telkin, terapi, olumlu sosyal girdiler ve yardımcı ilaçlarla bireyin bu durumla mücadele kabiliyetini artırabiliriz. Bu, uzun bir süreci kapsar. Eğer yesilcimen.com’un bu sayfasına geldiyseniz bir farkındalık yaratmışsınızdır. Şimdi yapmanız gereken uzman bir hekimden bu konuda destek almanızdır. Ailenizle sohbetli bir yemek, parkta dolaşarak merhabayla sohbete başlamak ve en önemlisi de tüm bunlardan zevk almak iyi bir başlangıç olacaktır. Şimdi üşenmeyin ve bilgisayarınızı kapatın. Bir banyonun ardından, fotoğraf makinenizi alıp insanların ve doğanın resimlerini çekin. Bunu yaparken, başkalarıyla objeleriniz hakkında sohbet edin.

Sosyal fobi, anti sosyallik veya Hikikomori hakkında yararlanabileceğiniz, bilgi alışverişinde bulunabileceğiniz bazı bağlantılar:

Sosyal Fobi Yardımlaşma Forumu

Sosyal Fobi Testi

Geçmiş olsun.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

2 Responses to “Sosyal Fobi, AntiSosyallik ve Hikikomori Üzerine”

  • funda diyor ki:

    merhaba ben bu sene hayatimi tamamen degistirdim.yurdisina yerlestim.yabanci dilim olmadigi icin diger insanlarla iletisim kuramiyorum.ama ayni zamanda burdaki turklerlede iyi iletisim kuramiyorum.kendimi bu ortama ait hissetmiyorum. konusmaya basladigimda heyecanlaniyorum ve cumlelerimi yanlis kuruyorum.bu sayfada belirttiginiz bazi belirtiler bende mevcut durumda.kendimi cok yanliz yetersiz ve itici hissediyorum.kendi icimde bi gericekilme yasadim.sizce bu durumun ulke degistirmemle bi ilgisi olabilirmi? gecici bi durum olabilirmi?bu arada ben bu konudaki arastirmamda en yeterli bilgiyi sizin stenizde buldum.fazla uzatmadan net bilgilendirmissiniz stenizi cok begendim.umarim yazdiklarimi degerlendirme firsati bulursunuz.simdiden tesekkur ederim.

  • admin diyor ki:

    Merhaba Funda,
    Hikayenizin tamamını dinlemeden birşey söylemek doğru olmaz. Diğer faktörleri göz ardı edersek söylediğiniz gibi yabancı olduğunuz sosyal yapı ve ilişkiler sizi iç dünyanıza hapsetmiş olabilir. Ip adresiniz Amerika’da olduğunuzu gösteriyor. Eğer bu doğruysa Amerikan kültürünün bizim kültürümüzle ortak yönlerinin azlığından bahsedebiliriz. Tabi oradaki Türkler de Almanya’daki gurbetçilerimiz gibi değiller. Daha az organize ve bulundukları yerle uyumlular. Eğer asosyalleşmeniz sizi rahatsız edecek boyuttaysa veya ailenizde psikolojik sorunlar yaşamış bireyler varsa uzman bir psikologdan yardım almanızı öneririm. Bildiğiniz üzere Amerika, kapitalizme en fazla uyum sağlamış ülke. Birey yalnızlığı ve çıkar ilişkileri orada en üst düzeyde olmalı. Emin olun İngilizcesi çok iyi insanlar bile bu yalnızlığı misliyle yaşıyorlardır. Kendinize Türk Derneklerinden arkadaş da bulabilirsiniz. Aklıma gelenler şimdilik bu kadar. Geçmiş olsun.

Yorumlarınız Değerlidir

Ara
Bağlantılar